Çelik sektörü, dünya genelinde önemli bir sanayi kolu olmasının yanı sıra, sera gazı emisyonları açısından da en büyük katkıda bulunanlardan biri. Küresel çelik endüstrisinin yeşil geçişi, temiz enerji araştırmaları yapan bir grubun raporuna göre, kömür bazlı üretime devam edilmesi ve temiz üretim yöntemlerine yapılan yetersiz yatırımlar nedeniyle tehdit altında.
2022 yılında, dünya genelinde çelik üretiminin yaklaşık %70'inin kömürle çalışan tesislerden geldiği belirtiliyor. Bu durum, çelik üretiminde karbon ayak izinin azaltılması hedefleriyle çelişiyor. Örneğin, Avrupa Birliği'nin 2050 yılına kadar karbon nötr olma hedefi, çelik üretimindeki bu kömür bağımlılığı nedeniyle zorlaşabilir.
Araştırma grubuna göre, çelik sektörü, kömür yerine alternatif enerji kaynaklarına geçiş yapmazsa, 2030 yılı itibarıyla küresel ölçekte 3,6 milyar ton karbon salınımı gerçekleşebilir. Bu, Türkiye'nin yıllık toplam CO₂ emisyonunun yaklaşık 3 katına denk geliyor. Dolayısıyla, bu durum sadece iklim hedeflerini değil, aynı zamanda enerji güvenliğini de tehdit ediyor.
Türkiye, çelik üretiminde dünya çapında önemli bir aktör. 2021 verilerine göre Türkiye, 37 milyon ton çelik üretimi ile dünya sıralamasında 8. sırada yer aldı. Ancak, yerli üreticilerin kömür bağımlılığı, Türkiye'nin 2030 yılı için koyduğu %21 karbon emisyonu azaltım hedefini tehlikeye atıyor. Çelik sektörü, Türkiye'nin de imzaladığı Paris Anlaşması'nın hedefleriyle uyumlu hale gelmek için acil adımlar atmalıdır.
Bu bağlamda, Türkiye'nin enerji politikalarının yeniden gözden geçirilmesi ve temiz enerji yatırımlarına yönlendirilmesi gerektiği açık. Yerli şirketler, bu geçiş sürecine katkı sağlamak için yenilikçi teknolojilere yatırım yapmalı. Örneğin, bazı Türk firmaları, hidrojen bazlı çelik üretimi üzerine çalışmalar yapıyor ve bu yöntem, kömür yerine daha temiz bir alternatif sunuyor.
Sonuç olarak, çelik sektöründe kömür bağımlılığının devam etmesi, yalnızca küresel iklim hedeflerini tehdit etmekle kalmıyor, aynı zamanda Türkiye'nin de yeşil geçiş planlarını baltalıyor. Türkiye, bu alanda daha fazla çaba sarf etmeli ve yerli üreticileri enerji verimliliği ile temiz enerji kaynaklarına yönlendirmelidir.

