Filipinler'deki Isı Stresi ve Yoksulluk Döngüsü
Greenpeace ve Filipinler Ulusal Yoksullukla Mücadele Komisyonu tarafından yayımlanan bir rapora göre, Filipinler'deki ön cephe toplulukları, hükümetin iklim dayanıklılığı fonlarını 19,4 milyar dolardan 13,6 milyar dolara indirmesi nedeniyle aşırı sıcakların günlük maliyetlerini karşılamakta zorlanıyor. Bu durum, tarım ve balıkçılık gibi iklimden etkilenen sektörlerde çalışan yoksul ailelerin, artan uyum maliyetlerini üstlenmesine neden oluyor.
Raporda, ısı stresi, Filipinler'deki en yoksul toplulukları "iklim yoksulluk tuzağına" hapsediyor. Ülkede şu anda ikinci yağış mevsimi devam etmesine rağmen, aşırı sıcakların etkileri derinleşiyor ve rezervuar seviyeleri rekor düşük seviyelere iniyor. Uzmanlar, bu durumun, tarım, balıkçılık ve kayıt dışı işlerde çalışanların sağlık ve geçim kaynaklarını tehdit ettiğini vurguluyor. Yüksek sağlık maliyetleri ve gelir akışlarındaki kesintiler, zaten dar olan hanelerin varlıklarını daha da erozyona uğratıyor.
İklim Yoksulluğuna Karşı Alınması Gereken Önlemler
Rapor, her bir doların uyum için harcanmasının, 2 ila 10 dolar arasında kayıpları önleyebileceğini belirtiyor. Filipinler'de, aşırı sıcak kayıplarının yaklaşık 9,41 milyar dolar (580 milyar peso) olduğu tahmin ediliyor. Bu, yüz milyonlarca dolardan, birkaç milyar dolara kadar değişen dayanıklılık yatırımlarını gerektiriyor. Ancak, ön cephe toplulukları, tıbbi masraflar ve kaybedilen iş günleri gibi ısıya bağlı maliyetleri zaten üstlenirken, hükümetin koruma harcamaları duraklama aşamasında kalıyor.
Ülke, iklim dayanıklılığı önlemleri için gayri safi yurtiçi hasılasının (GSYİH) ortalama %1,7'sini harcıyor. Fakat, bu yılın başlarında, uyum harcamalarını 19,4 milyar dolardan 13,6 milyar dolara indirdi. Bu kesinti, su temininden iklim dostu sanayi ve hizmetlere, sürdürülebilir enerjiye kadar birçok önemli kalemi kapsıyor.
İklim Finansmanında Eşitsizlik
Greenpeace, iklim krizinin diğer bir önemli boyutunu ise iklim finansmanının nereden geldiği ve kimin yararlandığı olarak belirtiyor. Filipinler, iklim taahhütlerini yerine getirmek için 72 milyar dolara ihtiyaç duyuyor, ancak bunun sadece %2,7'si kamu finansmanı ile karşılanıyor. Çoğu özel sermaye, daha net getirileri olan hafifletme projelerine yöneliyor. Ayrıca, hükümetin iklim harcamalarının büyük bir kısmı borçlanmaya dayanıyor, bu da gelecekteki borç risklerini artırıyor.
Raporda, iklim finansmanı ve dayanıklılık programlarının, korumaları gereken insanlara ulaşmadığı vurgulanıyor. 2025 yılına kadar yapılacak değerlendirmelere göre, çiftçiler ve balıkçılar, kendileri için tasarlanan iklim finansmanı mekanizmalarına karşı olumsuz görüşler bildiriyor. Bu durum, mevcut mekanizmaların ya etkisiz ya da erişilemez olduğunu gösteriyor.
Türkiye Bağlamı
Türkiye, iklim değişikliği ile mücadele konusunda benzer sorunlarla karşı karşıya. Ülkemiz de tarım ve su kaynakları açısından iklimin olumsuz etkilerini hissediyor. Yerli kuruluşların, iklim finansmanı ve uyum projeleri üzerinde çalışmaları, Türkiye’nin kendi iklim dayanıklılığını artırmasına yardımcı olabilir. Örneğin, tarım sektöründeki çiftçilerin, iklim değişikliği ile başa çıkabilmesi için daha iyi desteklenmesi gerekiyor.
Sonuç olarak, iklim değişikliği ile mücadele, yalnızca Filipinler için değil, Türkiye için de büyük bir aciliyet taşıyor. Devletin iklim uyumu konusunda daha etkili stratejiler geliştirmesi, toplumun en kırılgan kesimlerini koruma anlamında kritik öneme sahiptir.

