Sri Lanka'nın Ulusal Parkları ve İşgaller
Sri Lanka'nın toplam yüzölçümünün yaklaşık %14'ü, 20'den fazla ulusal parkı içeren yaban hayatı koruma alanlarına ayrılmıştır. Ancak, doğal ve insan kaynaklı nedenlerle, bu alanlardaki korunan türler, özellikle leoparlar ve filler, habitatlarının sürekli olarak küçülmesi nedeniyle tehdit altındadır. Yaban hayatı koruma yetkilileri, son on yılda ulusal parkların işgallerine karşı hukukun uygulanmasını güçlendirmek için çaba gösterdiklerini belirtse de, bu konuda sınırlı başarı sağlanmıştır.
İşgallerin Tarihçesi
Sri Lanka’nın ulusal parklarındaki işgaller, 1950'ler ve 1960'lara kadar uzanan bir geçmişe sahiptir. Sri Lanka Yaban Hayatı Koruma Departmanı'ndan (DWC) yaban hayatı koruma memuru Srinath Dissanayake, son 10 yılda çoğu ulusal parkta işgallerin sınırlı olduğunu, ancak eski çatışma bölgelerine yakın parklarda durumun farklı olduğunu ifade ediyor.
Dissanayake, "Çim alanları filler ve diğer otçul hayvanlar için gereklidir. Bu alanların yönetilmesi için insan müdahaleleri şarttır," diyor. 2019'da yeni düzenlemelere göre belirlenen Hakgala Sıkı Doğa Koruma Alanı'nın sınırları, 1938'de yürürlüğe giren Flora ve Fauna Koruma Yönetmeliği'ne (FFPO) göre belirlenmiştir. 1950'ler ve 1960'larda yaşanan işgaller, bugünkü durumun temelini oluşturuyor.
Çim Alanlarının Yönetimi
2021 yılında yapılan bir araştırma, 2005'ten 2019'a kadar Udawalawe Ulusal Parkı'ndaki habitat değişimlerini kaydetti. Araştırma, orman, çalılık ve çim alanları gibi üç habitat türündeki zamansal değişimleri değerlendirdi. Sonuçlar, orman ve çalılık habitatlarının arttığını, çim alanlarının ise azaldığını gösterdi.
Mayuri Wijesinghe, Kolombo Üniversitesi'nden bir profesör, çim alanlarının doğal bir evrim süreciyle azalırken, insan etkisi olmadığını belirtiyor. "Koruma altında bırakılan her habitat, zamanla ormana dönüşmeye başlar. Eğer çim alanları korunmazsa, bir gün kurak ormanlara dönüşebilir," diyor. Çim alanlarının yönetimi için önerilen bir yöntem, yağmurlardan önce yapılan kontrollü yangınlardır. Bu, yeni çim büyümesine olanak tanır.
El Niño'nun Tehditleri
Sri Lanka, Kasım ayında etkisini göstermesi beklenen El Niño'ya hazırlanırken, yaban hayatı uzmanları ve koruma aktivistleri, korunma alanlarındaki hayvan popülasyonlarını yönetme konusunda endişelerini dile getiriyor. Çevre aktivisti Palitha Wickramaratne, Yala Ulusal Parkı çevresindeki birçok hayvanın mevcut sıcaklığa karşı oldukça savunmasız hale geldiğini belirtiyor. 2005 yılındaki Menik Ganga Su Taşınması Projesi gibi büyük su projeleri, hayvanlar için su kaynaklarını sağlamak amacıyla yapılmıştır. 2001, 2012 ve 2016 yıllarında yaşanan kuraklık dönemlerinde, DWC yetkilileri ve gönüllü gruplar, doğal su kaynaklarını doldurmak için su tankerleri kullanmıştır.
Sri Lanka’nın ulusal parkları ve doğal alanları, turistlerin ilgisini çeken önemli gelir kaynaklarıdır. 2025'te yaklaşık 2.4 milyon ziyaretçi çeken bu parklar, toplam 3.2 milyar dolar turizm geliri sağlamıştır. 2022'de yapılan bir çalışmaya göre, bir Sri Lanka fili, yaklaşık 4.5 milyon Sri Lanka rupisi (27,000 ABD Doları) değerindedir.
Türkiye Bağlantısı
Sri Lanka'daki bu durum, Türkiye için de dersler içermektedir. Türkiye, benzer iklim değişikliği ve habitat kaybı sorunlarıyla karşı karşıya. Ülkemizde de koruma alanlarının genişletilmesi ve yönetilmesi için daha fazla insani müdahaleye ihtiyaç var. Özellikle, doğal alanların korunması ve sürdürülebilir turizm açısından stratejiler geliştirilmesi önem arz ediyor.
Sonuç olarak, Sri Lanka'daki ulusal parkların durumu, Türkiye'nin de göz önünde bulundurması gereken önemli bir çevresel tehdidi gözler önüne seriyor. İklim değişikliği ve insan faktörleri, tüm dünyada doğal yaşam alanlarını tehdit ediyor. Koruma alanlarının etkin bir şekilde yönetilmesi ve sürdürülebilir yaklaşımlar benimsenmesi, uzun vadede hayvan türlerinin korunmasına yardımcı olacaktır.

